14 Ocak 2013 Pazartesi

Silver Linings Playbook

Sen ne guzel filmsin; "umut ışığım"...

Biraz spoiler icerebilir, icermeye de bilir :)
Filmin ilk yarisinda dedim ki "iste catlak bir adam ve catlak ailesi. birazcik requiem for a dream mi acaba"... Sonra adamin eski esine olan obsesifligini bi ara trainspotting'e benzettim. Ama ilk yari bitmeden anladim ki ne requiem for a dream ne de trainspotting kadar mutsuz edici bir film. Aksine cok da umut veren bir aski anlatmaya calisan bir film. Pat'in monologlari superdi. Kafasi artik nasil calisiyorsa inanilmaz baglantilar kurabiliyordu. Bi yandan da terkedilmenin, tercih edilmenin insan psikolojisindeki degisimini anlatiyordu. Neyse ki bu kadar bunalimin-dramin yaninda bir tutam ask, bir tutam komedi, bir tutam eglence ve bir tutam da dans koyup muhtesem harmanlamislar.

Son ana kadar Pat'in Tiffany'yi gormezlikten gelerek filmin bitecegini dusunuyordum; Pat'i silkeleyip kendine getirmek, "bak hayatinin hatasini yaparsin" diye kulaklarindan cekmek istiyordum ki Pat'in babasi imdadima yetisti. Gerci Pat de bos degilmis, onun da hosuna gidiyormus ( ahaha, senin de hosuna gidezeeeek)...

Bu son sahne How İ Met Your Mother son sezon 12. Bolumu hatirlatti. Orada da barney robin'e mektup ( ya da son playbook numarasini) okutmustu, robinle alakaliydi ve robin evet demisti. Aynen bu filmde de son mektup Tiffany'e Pat'in agzindandi ❤

En cok hosuma giden saftiriklik de suydu sanirim: mektubu okuduktan sonra Tiffany Pat'e "beni seviyor musun?" diye soruyor. Pat "evet" deyince; "hmm ok" deyip opuyor pat'i ☺... sevildigini duymaya cok ihtiyaci varmis ve hemen ikna oluyor gibiydi. Bence cok sevimli.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder